Cuma, Nisan 09, 2010
Pazar, Ocak 31, 2010
Minikler Türkiye Salon Okçuluk Yarışması (27-28 Ocak 2010) - Isparta
- Geçen yıl bize GSGM de gelen görevli müffetişlere blog sitemin ilk sayfasını print edip verdim, dedim ki '' hem okçuluk hakkında bilgi edinebilir hemde Türk okçuluğunu güncel olarak takip edebilirsiniz ''. Onlarda teşekkür ettmişlerdi. Umarım takip ediyorlardır da okçuluk antrenörllüğünü meslek olarak kabul ettirmek için uğraşırlar.
Ama hakemler kadar değeri yok malasef, yıpranma tazminatı bile almıyormuşuk biz, hakemler bizim tam iki katımız harcırah alıyorlar ama biz yıprandık senelerce. Antrenör değil mi çocuğu 9-10 yaşında alıp yetiştiren, malzeme bulan, ok atacak yer bulan, kamplarda ve yarışmalarda ailesinden uzak kalan, çantaları taşıyan..., yıpranan kim ?
- Yarışma toplantısında bize okuyun dendi, biz yıllardır okuyoruz zaten, ama siz de imza attığınız yarışma reklamasyonunu okuyun bir zahmet. Çocuklarımız madalyalarını bile alamadılar, kargoda karışıklık olmuş, cebimde getiririm o madalyaları, tüm hevesleri kırıldı sporcuların. Yetkililer madalyaların adreslerine göndereceklerini söylediler ama şahsen ben utandım, ufacık çocuklar benim madalyamı niye vermiyorlar diye annelerine koştukça.
- Biz başarılı bir camia olmak istiyorsak, işimizi göstermelik ve konuşmak için değil gerçek anlamda icraata dökmeliyiz. Madalyasını kürsüde alamayan bir cocuğun gözünde ne duruma düştük görebiliyormusunuz, bizlere güven duygusu kaldımı acaba o çocuklarda vede velilerinde.
Çarşamba, Ocak 20, 2010
Isparta Türkiye Salon Okçuluk Yarışması (Büyük-Genç) Ocak 2010

Pazartesi, Ekim 12, 2009
TRT 'nin Spor Kanalı Yolda
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, 24 saat yayın yapacak spor kanalının hazırlıklarını sürdürdüklerini, öneri götürecekleri spor federasyonlarının mali yüke katılması halinde bu alanda yayın yapacak çok güçlü bir kanalın faaliyete gireceğini söyledi.
TRT, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Denizli Belediyesi arasında ilki düzenlenecek Uluslararası Geleneksel Türk Spor Oyunları'na ilişkin protokol, Rixos Oteli'nde düzenlenen törenle imzalandı.
Burada konuşan Şahin, TRT olarak spora büyük önem verdiklerini ve her alanını desteklemeyi hedeflediklerini ifade etti.
TRT bünyesinde bir spor kanalının kurulması için çalışmalara başladıklarını açıklayan İbrahim Şahin, ancak TRT'nin bunun mali yükünü tek başına kaldıramayacağını belirtti. Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül'e bu konuyla ilgili bir öneri getirdiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:
''Federasyonlar artık özerkleşti, aşağı yukarı bütün federasyonların da bu anlamda tüzükleri de yayınlandı. Federasyonların gücü nispetinde onlara belirli miktarlarda eski tabirle 'salma' salalım. Yani, bu şekilde bu kanalın parasal yükünü ortadan kaldırırsak TRT olarak gerek arşivimizdeki gerek şu anda yayınlamakta olduğumuz spor organizasyonlarıyla birlikte çok güçlü bir kanal ortaya çıkarabiliriz.
Sayın Gençlik ve Spor Genel Müdürümüze huzurunuzda teşekkür ediyorum. Kendileri çok candan kabul ettiler. Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız da bu işe çok sıcak bakıyor. Tüm federasyon başkanlarını TRT'nin ev sahipliğinde toplayarak onların görüşlerini alacağız. Eğer federasyon başkanları, bu organizasyon için 'biz mali yüküne katılıyoruz' derlerse 24 saat spor yayını yapan çok güçlü bir kanalı kurmak için çalışmalara başlayacağız.''
Şahin, spor kanalına ilişkin bir tarih belirlenip belirlenmediğine ilişkin soru üzerine de, ''Biliyorsunuz TRT 2 ayda bir kanal açıyor. Bizim için karar verilirse 2 ay sonra spor kanalını da faaliyete sokarız'' karşılığını verdi.
Öncelikle federasyonlardan olumlu yanıt almalarının önem taşıdığını dile getiren Şahin, ''Çünkü, en ağır yükü federasyonlar yüklenecek, parayı verecek olan da onlar. Onun için de federasyonların 'evet' demesini sağlamamız lazım. Ondan sonra karar vereceğiz'' diye konuştu.
TRT bünyesinde 2 kanalı daha hizmete açacaklarını da duyuran Şahin, turizm ve belgesel kanalının 17 Ekimde, müzik kanalının ise 30 Ekimde seyirciyle buluşacağını kaydetti.
-''JAPON GÜREŞİNİ DÜNYA TANIYOR''-
TRT kanallarında kültüre önem verdiklerini ve tanıtımı için çaba gösterdiklerini dile getiren Şahin, ''Bazen kendi kültürümüzü benimsemiyoruz. Ama şimdi Balkanlar'a gidin, Türk cumhuriyetlerine gidin, oradaki eğlence merkezlerinde bizim şarkılarımız, türkülerimiz okunuyor'' dedi.
Bu amaçla geleneksel spor oyunları organizasyonuna da destek verdiklerini anlatan Şahin, Türk ata sporlarının tanınması gerektiğini söyledi. Bazı ulusların kendi sporlarını en iyi biçimde dünyaya tanıttıklarına işaret eden Şahin, ''Japonların bir Japon güreşi var, bunu canlı yayınlıyorlar ve tüm dünyaya kabul ettirdiler. Bizim ata sporumuz olan yağlı güreşleri sanki yavaş yavaş unutuyoruz ve biraz da böyle hafife alıyoruz. Halbuki, çok önemsenmesi gerekli bir spor organizasyonudur'' diye konuştu.
Şahin, ''Amerikan futbolu ABD'de film ve televizyon dizilerinde çok fazla gösterildi ve tüm dünyanın kabul ettiği bir spor haline geldi. Geleneksel sporlarımızı da TRT'deki dizilerde lanse edebilir miyiz?'' sorusu üzerine de, ''Bunların bir şekilde senaryoya yedirilmesi gerekiyor. Yazılması gerekiyor ki oynayalım. Tabii ki bunlara yer veririz. Önemli olan bilgi, daha sonra ilgi, sonra da onu ekranlara taşımaktır'' yanıtını verdi.
-YAĞLI GÜREŞLERDEN GÖKBÖRÜ'YE...-
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül de dünyanın pek çok ülkesinin kendilerine özgü sporlara ilişkin büyük organizasyonlar düzenlediğini anımsattı. İsrail'de düzenlenen Maccabi Oyunlarının dünyanın değişik yerlerindeki Musevileri bir araya getirdiğini ifade eden Akgül, Türk geleneksel sporlarının da aynı biçimde tanıtılabileceğini belirtti.
Bu amaçla yıllardır özellikle Türk dünyasında ilgi gören ve büyük seyirci çeken geleneksel sporların geniş kapsamlı bir organizasyonla oyunlara dönüştüğünü anlatan Akgül, Uluslararası Geleneksel Türk Spor Oyunlarının TRT, Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Denizli Belediyesi'nin işbirliğiyle 2010 yılının Mayıs ayında gerçekleştirileceğini kaydetti. Sporların yayın haklarının TRT'de bulunduğunu belirten Akgül, bu oyunlarla ülkeler arasında işbirliğine de daha geniş bir zemin sağlanacağını ifade etti.
Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi ise bu organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi. Türk ata sporlarının binlerce yıllık geçmişinin bulunduğuna işaret eden Zeybekçi, ''Bu organizasyon, eski sporları insanımıza yeniden hatırlatacaktır'' diye konuştu.
Organizasyon kapsamında, gökbörü, cirit, yağlı güreş, aba güreşi, kuşak güreşi, at üstünde okçuluk, menzil okçuluğu, aşık ve çevgan sporlarına ilişkin müsabakalar düzenlenecek.
- 02 Ekim 2009, Cuma
- Kaynak : http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=898550&title=trtnin-spor-kanali-yolda
Salı, Eylül 01, 2009
Zafer Kupası Okçuluk Yarışması / Gelibolu / 29-30 Ağustos 2009
- Nihai Durum.xls (Kaynak : Okçuluk Federasyonu)
- İlk önce şunu söyliyeyim; burada yaptığım değerlendirmelerin amacı sadece Türk okçuluğunun daha iyiye gitmesi içindir, kimseyi rencide etmek veya birilerini ön plana çıkarmak değildir.
- Dünya' da ilk defa bir resmi yarışmada 63 metre ve 33 metreden okçuluk yarışması yapıldı. Nerede, tabi ki Türkiye' de. Hadi diyelim sahayı çizen görevliler yanlış ölçüm yaptı, bizleri yarışmalarda sözde disiplinize etmeye çalışan sayın hakem heyeti neden sahayı ölçüp kontrol etmedi. Demek ki herşey sözde yapılıyor. Bence bu ciddiyetsizliğin en büyük örneğidir.Okçuluk sahasının hazırlanmasında ilk olarak emniyet tedbirleri alınır ikinciside sahanın ok atış mesafeleri tekrar tekrar kontrol edilerek ölçülür. Normal şartlar altında yarışmanın sıralama atışlarının tekrar edilmesi gerekir ama idareci ve antrenörler çok büyük olgunluk gösterip itiraz etmediler. Arkasından ikinci bir fiyasko daha gerçekleşti; resmi yazıda takım atışlarının yapılacağı yazarken yine takım atışları yapılmadı. Yarışmanın güzel taraflarıda vardı tabi ki; sayın Hakan Çakıroğlu ve ekibinin ayrıca Gelibolu belediyesinin konukseverliği tartışılmazdı. Sporcular yoğun rüzgara rağmen çok güzel mücadele ettiler, bence Türk okçuluğunun gelişimi açısından bu yarışma her yıl mutlaka burada yapılmalı.Çünkü sporcular rüzgarda atmaya yarışma ortamında alışıyorlar. 3 metre fazla atıldığı için yarışmanın toplam puanı üzerinden konuşamayız ama eleme turlarında özelliklede madalya atışlarında sanki Dünya şampiyonasındaki maçları seyrediyormuş gibiydik. Bir çok yetenekli sporcumuz var ama; bu yarışmada çok şiddetli bir rüzgar altında bronz madalya atışında 113 puan atarak (Türkiye rekoru 115 puanla Esra Sülün'e ait) compound yay yıldız bayanlar da 3. olan Burcu Berber' i çok beğendim, bu sporcumuza sahip çıkıp ileriye dönük planlar yapılması lazım bence..
-
Pazartesi, Ağustos 17, 2009
Güney Kore'de Okçuluk Dünya Şampiyonası
Büyük Erkekler ve Bayanlar Dünya Okçuluk Şampiyonası, 1-9 Eylül tarihleri arasında, Güney Kore'nin Ulsan kentinde yapılacak.Türkiye şampiyonada, 5 erkek ve 4 bayan sporcu ile mücadele edecek. Milli takım kafilesinde, kategorilerine göre şu sporcular yer alıyor:
Klasik Yay Büyük Erkekler: Yusuf Göktuğ Ergin(İZM), Serdar Şatır(İST), Mustafa Şahin Karaçam(KAY)
Klasik Yay Büyük Bayanlar: Begül Löklüoğlu(ANT), Neslihan Çakıroğlu(GLB), Begünhan Elif Ünsal(ISP)
Makaralı Yay Büyük Bayanlar: Esra Sülün(ANK)
Makaralı Yay Büyük Erkekler: Dinçer Ekiz(KOC), Demir Elmaağaçlı(KAY)
Milli takım, Dünya Okçuluk Şampiyonası hazırlık kampını Ankara Elmadağ'da yaptı.
-FITA BAŞKANLIK SEÇİMLERİ-
Bu arada, şampiyona öncesinde, Uluslararası Okçuluk Federasyonu (FITA) Başkanlık seçimi de gerçekleştirilecek.
Ulsan kentinde, 30-31 Ağustos'ta yapılacak seçimlerde, mevcut başkan Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener tek aday olarak yer alacak.
Cuma, Ağustos 14, 2009
Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı Dünya Şampiyonası'na Hazır
Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı, Dünya Şampiyonası'na katılmak üzere cuma günü Çek Cumhuriyeti'ne gidiyor.
Çek Cumhuriyeti'nin Nymburk kentinde, 17-22 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek şampiyona için Milli Takım Antrenörleri Nejat Üstün ve İbrahim Yavuz denetiminde çalışmalarını Ankara'da sürdüren milli okçular, şampiyonaya tam kadro katılacak.
Olimpiyat şampiyonu Gizem Girişmen'in de yer alacağı Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı, 17-20 Ağustos tarihleri arasında bireysel, 20-22 Ağustos tarihleri arasında da takım yarışmalarının yapılacağı Dünya Şampiyonası'ndan madalyalarla dönmeyi hedefliyor. Milli Takım Antrenörü Nejat Üstün yaptığı açıklamada, bir süredir şampiyona için Ankara'da sıkı şekilde çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Şampiyonada iddialı olduklarını dile getiren Üstün, geçen sene olimpiyatlarda yakalanan başarının ardından çıtalarını yükselttiklerini ve bir çok madalya almak istediklerini söyledi. Gizem, Gülbin, Özgür ve Mustafa gibi deneyimli sporcuların kafilede yer aldığını belirten Üstün, özellikle Gizem ve Gülbin'den birincilik beklediklerini ifade etti. Üstün, şampiyonada Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek istediklerini vurgulayarak, ''Çok iyi hazırlandık. Çocuklar da iyi çalıştı. Devletimizin, milletimizin bize verdiklerinin karşılığını vermek istiyoruz. Hedefimiz en az 2-3 madalya. Bunu başarıp, elimizde madalyalarla 23 Ağustos'ta ülkemize dönmek istiyoruz'' diye konuştu.
Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı'nda şu sporcular yer alıyor: Gizem Girişmen, Hanife Öztürk, Hatice Bayar, Gülbin Su, Aliye Çaycı, Semray Taşözer, Özgür Özen, Mustafa Ak, Doğan Hancı, Mustafa Demir, Serdar Macit, ve Abdullah Şener.
- Kaynak : http://www.ajansspor.com/engelliler/Genel/h/20090811/okculukta_zafer_cekecegiz.html?ref=cokyor
DETAYLI BİLGİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNLERİ TIKLAYIN :
- RESULTS - PHOTOS (Fıta' dan)
- para-archery world ranking lists
- http://www.paraarchery09.cz/
ARŞİV ( Aradıklarınızı Bulun )
-
▼
2015
(1)
- ▼ Mayıs 2015 (1)
-
►
2013
(4)
- ► Ağustos 2013 (1)
- ► Haziran 2013 (2)
-
►
2012
(16)
- ► Kasım 2012 (2)
- ► Eylül 2012 (1)
- ► Ağustos 2012 (1)
- ► Temmuz 2012 (1)
- ► Mayıs 2012 (2)
- ► Nisan 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (4)
-
►
2011
(10)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (1)
- ► Temmuz 2011 (1)
- ► Haziran 2011 (1)
- ► Şubat 2011 (1)
-
►
2010
(13)
- ► Aralık 2010 (3)
- ► Eylül 2010 (1)
- ► Ağustos 2010 (1)
- ► Temmuz 2010 (2)
- ► Haziran 2010 (2)
- ► Nisan 2010 (2)
-
►
2009
(10)
- ► Eylül 2009 (1)
- ► Ağustos 2009 (2)
- ► Haziran 2009 (3)
- ► Mayıs 2009 (2)
-
►
2008
(26)
- ► Ağustos 2008 (2)
- ► Haziran 2008 (1)
- ► Mayıs 2008 (4)
- ► Nisan 2008 (3)
- ► Şubat 2008 (3)
-
►
2007
(21)
- ► Aralık 2007 (4)
- ► Kasım 2007 (4)
- ► Eylül 2007 (1)
- ► Ağustos 2007 (1)
- ► Temmuz 2007 (1)
- ► Haziran 2007 (3)
- ► Nisan 2007 (1)
-
►
2006
(4)
- ► Aralık 2006 (1)
- ► Kasım 2006 (2)
Okçuluk ve Fatih
Özbay Güven, Osmanlı Devleti'nin sporcuyu anında ödüllendirdiğini de belirtiyor. "Osmanlı sporcuyu hem korur, hem de anında mükafatlandırırdı. Osmanlı'nın sporcuya değer vermesini size bir örnekle anlatayım. Solak Sinan Subaşı, Fatih Devri'nin en büyük kemankeşlerinden birisiydi. Okmeydanı'nda da 1200 gezin üzerinde iki rekoru vardı. Sinan Subaşı, Silifke Kalesi'nin komutanıyken Karamanoğulları kaleyi ele geçirince Fatih öldürülmesi için ferman verdi. Fakat o sıralarda Sinan Subaşı rekorlar kırdığı için padişah kendisini affederek 'Kanını menziline öndül (ödül) koydum' dedi".
Fatih'in Oku :
Ayasofya'ya girdikten sonra Fatih , bir ok çekip '' alametim olsun '' diyerek Ayasofya kubbesinin ta ortasına attı.Bu okun yeri halen görülmektedir.
( Evliya Çelebi Seyehatnamesi 1.Cilt Syf:76,Çeviren : Mehmet ZILLİOĞLU )
Okçuluk Bir Ata Sporudur
Hakkımda
- Rıdvan Uzuntaş ;
- KOCAELİ, İzmit, Türkiye
- 1968 doğumluyum.Beş yaşından beri ok atıyorum, 1981 yılında 13 yaşımda lisanslı olarak resmi anlamda okçuluk sporuna başladım.1987 yılından itibaren okçuluk antrenörlüğü yapıyorum.Milli Takım Antrenörlüğü yaptım; on tane antrenör, iki bölge antrenörü ve bir milli takım antrenörü ayrıca bir çok milli sporcu yetiştirdim.Sporcularım rekorlar kırıp, sayısız şampiyonluklar kazandı.İktisat fakültesi mezunuyum.1990 yılından itibaren kadrolu okçuluk antrenörü olarak görev yapmaktayım.1991 yılından bu yana da Türk-Osmanlı Okçuluk Tarihi ve olimpik bir spor dalı olan günümüzdeki Okçuluk Sporu hakkında araştırma yapmaktayım. Okçuluk Türklerin ilk ata sporudur ve ben de okçuluk sporunu çok seviyorum,okçuluğun yayılıp gelişmesi için çalışıyorum, bu nedenle Türk okçuluğunu hakkettiği yere getirmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. -He was born in 1968 -Turkey.He has begun archery in 1981. Since 1987 he has been archery trainer. He has worked as Turkish National Team Trainer; educated many archers and already continue to this nice and hard job; studied Economy. He was born to be an archer ; try his best to develop archery in Turkey and World.



