Cuma, Ağustos 14, 2009

Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı Dünya Şampiyonası'na Hazır


Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı, Dünya Şampiyonası'na katılmak üzere cuma günü Çek Cumhuriyeti'ne gidiyor.

Çek Cumhuriyeti'nin Nymburk kentinde, 17-22 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek şampiyona için Milli Takım Antrenörleri Nejat Üstün ve İbrahim Yavuz denetiminde çalışmalarını Ankara'da sürdüren milli okçular, şampiyonaya tam kadro katılacak.

Olimpiyat şampiyonu Gizem Girişmen'in de yer alacağı Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı, 17-20 Ağustos tarihleri arasında bireysel, 20-22 Ağustos tarihleri arasında da takım yarışmalarının yapılacağı Dünya Şampiyonası'ndan madalyalarla dönmeyi hedefliyor. Milli Takım Antrenörü Nejat Üstün yaptığı açıklamada, bir süredir şampiyona için Ankara'da sıkı şekilde çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Şampiyonada iddialı olduklarını dile getiren Üstün, geçen sene olimpiyatlarda yakalanan başarının ardından çıtalarını yükselttiklerini ve bir çok madalya almak istediklerini söyledi. Gizem, Gülbin, Özgür ve Mustafa gibi deneyimli sporcuların kafilede yer aldığını belirten Üstün, özellikle Gizem ve Gülbin'den birincilik beklediklerini ifade etti. Üstün, şampiyonada Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek istediklerini vurgulayarak, ''Çok iyi hazırlandık. Çocuklar da iyi çalıştı. Devletimizin, milletimizin bize verdiklerinin karşılığını vermek istiyoruz. Hedefimiz en az 2-3 madalya. Bunu başarıp, elimizde madalyalarla 23 Ağustos'ta ülkemize dönmek istiyoruz'' diye konuştu.

Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı'nda şu sporcular yer alıyor: Gizem Girişmen, Hanife Öztürk, Hatice Bayar, Gülbin Su, Aliye Çaycı, Semray Taşözer, Özgür Özen, Mustafa Ak, Doğan Hancı, Mustafa Demir, Serdar Macit, ve Abdullah Şener.
- Kaynak : http://www.ajansspor.com/engelliler/Genel/h/20090811/okculukta_zafer_cekecegiz.html?ref=cokyor

DETAYLI BİLGİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNLERİ TIKLAYIN :

- RESULTS - PHOTOS (Fıta' dan)
- para-archery world ranking lists
- http://www.paraarchery09.cz/

Perşembe, Haziran 25, 2009

SÜPER MİNİKLER, MİNİKLER VE YILDIZLAR OKÇULUK YARIŞMASI, SAKARYA, HAZİRAN 2009

- Minik sporcuların yarışmaları her zaman çok hoşuma gitmiştir. Çocuklarımız hem sosyal bir ortama girmekte hemde burada gördüklerini illerinde uygulamaktalar. Çocukların bu yaşta yaşadıkları da hafızalarında daimi kalıcı görüntülerdir. Niye bunları söyledim; çünkü biz idareciler, yöneticiler, veliler ve hakemler iyi örnek olur çocuklarımıza güzel yol çizebilirsek, çocuklarımız da bu yolda ilerleyip başarıya ulaşırlar. Şimdi bakalım sporcular yarışmada neler görmüşler.

- Bu yarışmada bazı antrenörlerin sporculara biraz sert ve yüksek sesle çıkış yaptıklarını gördüm, tabi ki yanlıştı. Antrenörlerimizinin çocuk eğitimi hakkında biraz kitap okumaları gerekiyor bence. Kıyafet yönetmeliğini çok iyi uygulanmasını ısrarla söyleyen baş hakem sahadaki garip kıyafetli sporcu yakınlarına hiç bir şey söylemedi. Sağolsunlar federasyon yetkilileri zaten hiç bir şeye müdahele etmiyorlar. Saha küçük olduğu için yarışmalar uzadıkça uzadı, yarışmaların bir kısmı yapılmadı, iptal edildi. Tatil olması sebebiyle yarışmalar üç gün olabilirdi. İki takım olduğu zaman sporculara harcırah verilirken bu yarışma verilen harcırahlar tekrar geri alındı, demek ki uygulayanlarda bile netlik yok. Yarışmanın ödül töreninde yapılan yanlışlıklardan dolayı kürsüye başka sporcular davet edilince sporcu velileri haklı olarak itiraz ettiler, ödül törenini sunan yetkili de haklı olarak elindeki sonuçları kendisinin yapmadığını sadece okuduğunu söyledi ama yine de hakemlerin yaptıkları hatalar yüzünden bir kürsü karmaşası yaşandı ve de hiç hoş bir görüntü olmadı.

- Sonuçta düzeni sağlamakla görevli olanlar kendileri düzeni bozdular. Ama yinede yarışmanın sonunda cocuklarımızın kürsüdeki mutlulukları her şeyi bizlere unutturdu.

-Bazı bölgeler yarışmaya sporcu getirirken sadece getirmiş olmak için bu işi yapmışlar, yanlış çünkü sporcu burada çok ezilir. Bazı kategorilerde yarışmaya katılan sporcuların malzemeleri de çok kötüydü. Ama iyi olan, sporcuların ellerinden geldiği kadar güzel yarışmaya çalışmalarıydı, çok sıcağa ve beklemelerine rağmen.

- Ayrıca federasyonun sitesinde bu yarışmayala ilgili neredeyse hiç fotoğraf yoktu, sadece üç dört tane resim konulmuştu, onlarda birkaç gün sonra siteden kaldırıldı. Ben daha önceden kaydetmiştim ,bunlardan bir kaç tanesini aşağıya koydum. Detaylı fotoğraf görmek isteyen varsa, bu siteyi ziyaret edebilirler: http://okculukkocaeli.blogspot.com/2009/06/okcular-n-komsu-sakarya-ckartmas.html




-Fotğrafların Kaynağı : Okç.Fedrs.Web Sits.

Cumartesi, Haziran 13, 2009

Erzurum' dan Dünya Okçuluk Rekoru Geldi


Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı'nın Erzurum' lu sporcusu Doğan Hancı, İngiltere'de yapılan Uluslararası Okçuluk Şampiyonası'nda Dünya rekoru kırdı.

Bedensel Engelliler Federasyonu Başkanlığının 2009 yılı faaliyet programında yer alan Uluslararası Okçuluk Şampiyonası 05-11 Haziran 2009 tarihlerinde İngiltere 'de yapıldı. Bedensel Engelliler Okçuluk Milli Takımı sporcularından Doğan Hancı, makaralı yay kategorisinde 70 metrede 347 puan atarak Bedensel Engelliler'de Dünya rekorunun yeni sahibi oldu. Doğan Hancı'nın da bulunduğu Makaralı Yay Milli Takımı şampiyonada üçüncü olarak Türkiye'ye madalya ile döndüler.

Okçuluk Milli Takımı antrenörlerinden Hikmet Dumanoğlu, Doğan Hancı'nın kırdığı dünya rekoru ve kazanılan üçüncülüğün Erzurum ve ülkemiz için gurur verici olduğunu belirterek, "Ağustos ayında Çek Cumhuriyeti'nde yapılacak Bedensel Engelliler Okçuluk Dünya Şampiyonası öncesi bu başarı Doğan Hancı için büyük bir moral kaynağı oldu" diye konuştu.

- Yayın Tarihi : 12 Haziran 2009 Cuma 18:25:36
- Kaynak : http://www.kenthaber.com/dogu-anadolu/erzurum/Haber/Genel/Normal/engelli-sporcu-rekor-kirdi/77b755d0-3fc6-4bec-8f24-94389ccc7541

Cuma, Haziran 05, 2009

Dünya Kupası 3. Ayağı, 2-7 Haziran 2009, Antalya

Esra SÜLÜN ( Resim : Fıta' dan)

- Yarışmanın Değerlendirmesini ve Yorumunu Okumadan Önce Son Türkiye Yarışmasının Sonuçlarına Bir Bakın Lütfen :

- GENCLIK KUPASI SAMPIYONASI -SAMSUN- BIREYSEL SIRALAMA...>>>

- İlk önce bu yarışmanın kadrosunun belirlenmesiyle başlayalım. Son Samsun yarışmasında recurve yayda toplam puanda ilk sırada bitiren Cevdet Demiral 1286 puan ve Zehra Öktem 1316 puan atmışlar, takıma alınmadılar. Artı compound yayda ikinci sırada bitiren Ayhan Kaya 1347 puan ve Melike Atıcı 1331 puan atmış toplamda üçüncü bitirmiş üstüne üstlük 60 m de rekor kırmıştı, takıma alınmadılar.
- Bu sporcularımızın yerine daha alt sırada puan atan sporcularımızla yarışmaya katıldık. Bakın recurve yay bayan takımımız toplamda 60 puan daha fazla atacaktı, o zaman üst sıralarda yer alacağımız için eleme turlarında çok fazla şansımız vardı. Es kaza compound bayanlarda yine öyle, artı bizim derece şansımızın en çok olduğu dal compound bayan takımdı. Sağolsunlar başlarındaki milli takım antrenörleri de ağızlarını açıp bir şey söylemediler takımlar belli olurken. - Sözün kısası madalya almamak için herşey yapılmış. Dahası, sanki güzel otellerde kalan antrenör ve sporcular şampiyon olacak. İdari kadro sanıyorki , biz antrenörlerimize ve sporcularımıza güzel konaklama yeri ayarlarsak iş bitmiştir şampiyon biziz. Dost acı söyler, ben bir Türk vatandaşı olarak başarı istiyorum, başarıya ihtiyacımız var millet olarak, benim vergilerim boşa harcanmasın, benim cocuğumun emekleri ve zamanı boşa gitmesin artık. Herkes işini, okulunu bırakıp gelmiş çalışmış o sıcaklarda, sonuç O. Birkaç sporcuyla konuştum daha önceden, çoğunun dediği '' hocam kalburla su taşıyoruz, biz bu işten artık sıkıldık''.
- Şuna kanaat getirdim ki, sporcuya sahip çıkacak bir yönetim anlayışı da yok ortada, bence yönetimin çok ciddi anlamda tarihi kararlar alma zamanı geldi. Başarısızlığın nedenini ilk önce kendilerinde aramalılar, bir çok toplantının sonunda çok gerçekçi, uzun vadeli ve başarıyı getirecek kararların alınıp hemen uygulanması lazım, buraya noktayı koyalım.
- Gelelim sporcularımızın yeteneğine, gerçekten yetenekli sporcularımız var. Kim bunlar; Esra Sülün, daha 19 yaşında önünde en az 30 yıl var okçuluk sporu için. Attığı puanlar göz ardı edilemez, yaşı çok genç, hırslı, tuttuğunu kopartan, her şeyini okçuluğa vermiş, pırıl pırıl bir yetenek. Sonra kimler var, Begül Löklüoğlu; gerçekten yetenekli, bir çok safhalardan geçti ve dayandı, iyi okçu olacak. Dinçer Ekiz; anlatmaya gerek yok, iş imkanı sağlanıp kaliteli malzeme sağlansa her zaman yüzümüzü güldürecek bir tecrübe. Zehra Öktem ; daha ne yapsın son yarışma milli takımın üstünde puan atmış ama saçma sapan yaş kuralından dolayı milli takıma alınmıyor.Okçuluğun yaşı yok bunu hala anlayamadık mı ? Cevdet Demiral, Melike Atıcı, Sevinç Uysal, Erol Sulumer, Demir Elmaağaçlı, Melih Özbostancı, Ali Rıza Coşkun, ilk aklıma gelen isimler. Bu sporcularımıza küçük takviyelerle büyük puanlar attırabiliriz. Uzun vadede düşünürsek ne cevherler var çocuklarımızın içinde, yeter ki sahip çıkıp yetiştirebilelim.
- Daha öncede hep söyledim yeni yetenekleri keşfedecek teknik kurul oluşturulsun, bu sporcularımızı gözlemleyip maddi ve manevi destek olalım. Hep aynı şeyleri söylüyorum, önemli olan samimi icraat.
- Yurt dışından kaliteli bir antrenör gelmiş çok güzel, ama o antrenöre net görevler verip denetleyeceksiniz. Bence gelen antrenör bir yıl sadece danışman olacaktı, milli takım ve bölge antrenörlerini eğitecekti. Şimdi başarısızlığın faturasını gelen yabancı antrenöre çıkartacağız, hep beraber. Daha hocanın bilgisinden bile faydalanamadık, şimdi geri gönderirsek ödediğimiz paralar da boşa gidecek. Ben yine söylüyorum, milli takım puan barajlarını daha önce söylemiştim, bu puan barajlarını geçen sporcuları milli takımda yarıştıralım.Kore' li hocamızda antrenörlerimizi eğitsin, bu arada da geniş bir kadet programı yapıp yüzlerce elit okçu cocuğumuzu tesbit etmemiz gerekir. Hoca en az iki sene bu minik sporcularımızla ilgilensin, hem onları hem antrenörlerini yetiştirsin. Göndermeyelim bence hocayı, sadece iyi kanalize edelim, zararın neresinden dönersek kardır.
- Benimle konuşmak isteyen bir yetkili olursa, elimdeki tüm programları (Türk insanına uygun olan) paylaşmaya hazırım, yeter ki Türk okçuluğu başarılı olsun.
-Türk okçuluğunun başarılı olmasını isteyen 28 yıllık bir okçuluk emektarının görüşleri bunlar, şimdilik elimden gelen bu kadar. Saygılar.

- Bu arada unuttum, yarışmanın organizasyonunda görev alan antrenör ve sporcu kardeşlerimize gösterdikleri gayretten dolayı teşekkür ederim, her ne kadar başarılı olmasakta bu yarışmanın geleneksel hale gelmesi de önemli. Bu konu hakkında ileride daha detaylı bir blog yazısı yazacağım inşaallah.

- Bu yarışmada recurve yay erkeklerde birinci olan Simon TERRY ' nın yaşı 35; ayrıca bu yarışmaya katılan, hatta sporcumuzu da eleyen Japon sporcu Hiroshi YAMAMOTO 47 yaşında.

TERRY Simon (Recurve Yay Erkekler 1.si) Basında ... >>>

ARCHERY WORLD CUP RECURVE MEN'S INDIVIDUAL

Rank Back No. Name NOC Code 90m 70m 50m 30m 10s Xs Score

7 42A TERRY Simon GBR 317 / 7 333 / 14 333 / 17 356 / 6 72 39 1339

7/ 1339 7 TERRY Simon GBR 107
58/ 1277 58 RUBAN Viktor UKR 106

TERRY S (GBR)
117
IVASHKO M (UKR)
112

TERRY S (GBR)
116
PIATEK P (POL)
110

TERRY S (GBR)
110
OH JH (KOR)
108

TALUKDAR J (IND)
107
TERRY S (GBR)
112

AUBERT T (FRA)
106
TERRY S (GBR)
110

GOLD
TERRY S (GBR)

Pazartesi, Mayıs 25, 2009

Salı, Mayıs 19, 2009

15-17 Mayı 2009 / Gençlik Kupası Okçuluk Yarşması / Samsun / Fotoğraflar ve Yorum

- Yarışmanın Yorumu : 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yapılan bir yarışma olmasına rağmen yine istiklal marşı söylenmedi, ne diyeyim ki başka ? Yorumu siz yapın artık, manevi heyecanı canlı tutulmayan bir spor dalında başarı ne kadar gelir. Sporcular sadece kazanacakları ödülleri düşünerek mi yarışacaklar, yoksa Atatürk'ün desdeklediği ünlü pehlivan Kurdereli' nin '' ben yarışırken arkamda Türk milletinin olduğunu düşünürüm '' ilkesi altında mı yarışacaklar. İlk önce sporcularımıza ulusal maneviyatımızı öğretmeye gayret etmeliyiz ki çocuklarımız da bir amaç doğrultusunda yönlerini çizebilsinler.
- .... Samsun sporun okçuluk tesislerinde yapılan yarışma çok güzel oldu.Gayet geniş ve rahat bir saha hazırlanmıştı. Samsun bölgesine, antrenör Ayhan Uzuntaş'a, Samsun gençlik spor il müdürü Şahin beye teşekkür ederiz.
- Yarışmada yine compound yay sporcuları güzel puan attı; Dinçer Ekiz çok formdaydı, bir oku hedefi delip geçtiği için karavana sayıldı yoksa toplam puanda da rekor kıracaktı,1369 puan attı.Compound yay büyük bayanlarda Sevinç Uysal 1350, Esra Sülün 1340 gibi kayde değer puanlar attılar.Bu kategoride biraz gayret gösterilse Avrupa şampiyonalarında takım olarak derece alınabilir. Büyük bayanlar recurve yayda Zehra Öktem toplamda 1316 puanı geçme başarısını gösterdi. Gençler için önemli bir yarışma olmasına rağmen çok yüksek puanlar çıkmadı malesef. Yine Compound yay genç erkelerde puanlar biraz göze battı; Ali Rıza Coşkun 1326 ve Melih Özbostancı 1312 puan attılar. Bu kategoride de çalışılırsa ileride güzel başarılar gelir inşaallah.































Çarşamba, Ocak 14, 2009

Gençler Büyükler Türkiye Salon Okçuluk Şampiyonası - Aksaray,10-11 Ocak 2009

-Aksaray' daki bu yarışmada, sanki bir şeyler daha güzele gidiyormuş gibi geldi bana. Yani okçuluk camiasında güzel şeyler yapılmaya çabalanıyor ama bir şeyler eksik, yinede olumlu düşünmek lazım diyorum. İlerleyen zamanlarda gelişmeleri göreceğiz.
- Benim en büyük temennilerimden biri, sadece Okçuluk Federasyonu' na ait kapalı salonu olan bir okçuluk kamp eğitim merkezinin kurulması. Çünkü genç sporcuların eğitimlerinin sürekli olabilmesi için bu şart. Aklımdayken söyliyeyim dedim.
- Bu yarışma Salon Dünya Şampiyonası için son provaydı, tabi ki kamplar olacak ama bu yarışma sonunda yine ümitli değilim, inşaallah yanılırım. Bu yarışmada formda gözüken iki isim vardı; klasik yay genç erkeklerde 573- puan atan Sermet Çınar ve klasik yay büyük erkeklerde Göktüğ Ergin. Yarışmaya kadar sporcularımızın forma girip bizlere madalya kazandırmalarını ümid ediyoruz.
- Milli takım antrenörlerinde yine değişmeler oluyor; milli sporcularımızdan Vedat Erbay klasik yay dalında milli takım antrenörlüğü yapacakmış diye duydum. Ayrıca, klasik yay dalında Dünya 3.' ncüsü olmuş milli sporcumuz Zehra Öktem' e makaralı yay dalında milli takım antreörlüğü teklif edilmiş, çok tuhaf. Zehra Öktem klasik yay okçuluğu yapmış çok tecrübeli bir isim, bilmediği bir kategoride nasıl çalışabilir ki ? Umarım idarecilerimiz Sayn Öktem' den yararlanmak için çözüm üreteceklerdir.
- Bu arada; federasyon yönetim kurulu üyemiz sayın Hakan Çakıroğlu' nun gerçekten çalıştığını ve her şeye çözüm bulmak için koşturduğunu herkes gibi ben de gördüm, kendisine teşekkür ediyor ve çalışmalarında da başarılar diliyoruz.
- Yarışmaya en az katılım ikişer kişiyle Bolu ve Muğla' dan olurken, en fazla katılım da otuz üç kişiyle Ankara ve yirmi dokuz kişiyle Kayseri' den oldu.
YORUMLARINIZ
Adsız dedi ki...
Neyi doğru yapıyorlarki? antrenörleride doğru seçsinler.
1/17/2009 11:25 PM

Adsız dedi ki...
Yaw kardeşim,bu antrenörlerin alakası bile yok okçulukla.. senelerdir yapıolar tamam belki ama..adam gibi bi yarışmışlıkları bile yok(yabancı antrenörleri saymıyorum)ama tafralarından, havalarından da geçilmiyor.Bu arada parası olana malzeme veriliyor resmen.parası olanla ilgileniyor..yurt dışı yarışmalarına alakasız yöneticiler götürülüyor..biraz konuşmaya kalksak burda heralde gerçekleri ve konuşulması gerekenleri boynumuzu vururlar..daha bu başımızdakiler varken türk okçuluğu bir asır daha bi yere gelemez..
1/22/2009 11:50 PM

Adsız dedi ki...
Seçilen antrenörlerden bazılarının daha bir tane bile sporcusu bile yok.çok komik bence...neye göre anlamak mümkün değil!Seçmelere çağrılan sporcuların bile adaletsiz olduğu ,antrenör olarak çağrılanların bazılarının daha bir tane bile sporcu yetiştirmediği ,federasyon yönetim kurulunun çoğu üyesinin hiç birşeyden haberi olmadığı, iki üç kişinin istekleriyle yönlendirilen ve gerçekleştirilen bir olayla karşı karşıyayız.Konuşmadıkça yada konuşamadıkça daha da kötüye gidecektir.
2/02/2009 1:38 AM

Salı, Ağustos 26, 2008

GELİBOLU' DA OKÇULUK

.
- Gelibolu' da Okçuluk Antrenmanı - Video- (Kaynak: Gelibolu Org) ... >>>

- Gelibolu gibi ilçelerde okçuluk sporunun yapılması çok güzel bence; ulaşım sorunu yok, belediyelerin desteği güzel, insanlar birbirini tanıyor ve biliyor. Gelibolu' da herkezi birlik içinde gördüm, dostluklar çok daha güzel göründü gözüme. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda Gelibolu'nun sesini çok daha fazla duyacağız okçuluk alanında. Hakan Çakıroğlu ilk okçuluğa başladığı 1996 yılından bu yana Gelibolu' da okçuluğu yaydı ve çok geliştirdi. Kendisi tek başına yarışmalara gelirken şimdi onlarca okçu kardeşimiz Gelibolu'da ok atıyor.Üstüne üstlük Türkiye şampiyonu ve milli okçular bile yetişmeye başladı. Ama Emre kardeşimizin de emekleri gerçekten çok fazla, her yere yetişiyor maşallah.
- Bir çok çok spor dalına göre; (özellikle malzemeli sporlar içerisinde) , tabanı güçlü olma yolunda ilerleyen bir branş oldu artık okçuluk. Bu yarışma çocuklarımızda şunu gördüm; biz idareciler olarak okçuluk sporunu yapan evlatlarımızın yanında çok geride kalıyoruz.Daha doğrusu onlara çok iyi yetişme ortamı sağlayamıyoruz, maddi olarak destek veremiyoruz. Bizim çocuklarımız Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu olmaya hazırlar ama biz değiliz.
- Gelibolu' da; antrenör sorunu şimdilik çözülmüş, maddi destek de yeterli, ok atmak için açık alan var, ok atış salonuda yapılmaya başlanacakmış. Sadece okçuluğa ait antrenman ve yarışma yerlerinin olması en büyük etkenlerden bir başarı için. Sonrasında elit sporcuların maddi olarak desteklenmesi geliyor. Sporcuya bir amaç verilmesi, o doğrultuda planlı ve programlı çalışmak sonraki aşama. Tabi ki yöneticilerin her konuda sürekli desteği de en büyük etken. Gelibolu'da bunların çoğu var ve önümüzdeki yıllarda bir çok milli okçu kardeşimiz buradan yetişecek kanatindeyim.
- Bu yarışmaya en kalabalık katılan ve başarılı olan bölgelerimizden biri de Kayseri bölgesi oldu. Kayseri' de okçuluk sporu her konuda gelişti; tesisler yapıldı, kulüpler açıldı, sponsor destekleri çok yeterli olmasada var, milli sporcuları antrenör oldu ve yeni sporcular yetiştirmeye başladılar. Bu gelişmeler tabi ki bir futbol branşındaki gibi çok değil, fakat okçuluk sporu için yinede sevindirici ilerlemeler. Mersin, Bursa, Samsun, Elazığ gibi bir çok bölgede de okçuluk her gün gelişiyor. İnşaallah federasyonumuzda önümüzdeki seçimlerden sonra ileriye yönelik planlarla çalışmaya başlarda bu gelişmelere ayak uydurur, hatta önüne geçer...
- Gelibolu Okçuluk Yarışması -Video -(Kaynak : gelibolu.org) ... >>>

Pazar, Ağustos 17, 2008

OKÇU DOĞRUYU SÖYLER

... neden başarılı değiliz ?
- Çünkü özümüzden koptuk, çünkü tarihimizden koptuk, çünkü ecdadımızdan koptuk. Geçmişini unutan geleceğine yön veremez.
- Bakın devletimiz yıllardır Okçuluk Federasyonu'na belli bir para veriyor, bu paralarla (az çok önemli değil, önemli olan değerlendirebilmek) neler yapılmazdı. Tabi iyi yönetim ve gelen parayı nereye yönlendirdiğin önemli. Biz ne yaptık Antalya'ya 27 senede bir tane okçuluk sahası, öğün babam öğün ! Tam anlamıyla faal okçuluk sporu yapılan bölge sayısı yirmidir, (iyi bir yönetim ve yerel belediyelerle işbirliği içinde olup) niye yapılmadı yirmi tane okçuluk sahası. Her şehirde en az bir iki okulda neden okçuluk yok, kaliteli ve istİhdam edilmiş antrenör sayımız niye bu kadar az(sadece 4 kadrolu antrenör). Okçuluk bizim Ata sporumuz değilmi ?. 27 yıl önce doğan bir çocuğu okçu yapsaydık, şimdiye kadar olimpiyat şampiyonu olamazmıydı. Planlı olarak idare edilebilseydi, temel okçuluk malzemeleri bile üretilirdi bu 27 senede.
- Hangi üniversiteye gidildi de Türk okçuluk tarihi araştırması yaptırıldı. Atalarımız okçulukta nasıl bu kadar ileri seviyeye ulaşabildiler, o zamanki okçular nasıl çalışıyorlardı, ok atış teknikleri nasıldı, kullandıkları yay ve okların sırrı neydi , ecdadımızın üç kıtaya hakim olmasında okçuluğun rolu neydi, diye merak edildi mi ?
- ''Top menzilinin 500 m.' lerde olduğu zaman Osmanlı yaylarıyla atılan oklar 750 - 800 m.'ye gidiyordu. Atalarımızın attığı oklar haçlıların zırhlarını delip geçiyordu, bir Osmanlı okçusu bir savaşta 600 düşman askerini tek başına bertaraf edebiliyordu. Osmanlıların meşhur okçusu Tozkoparan İskender 2.5 m. yüksekliğndeki ranzasına bir sıçramada çıkabiliyordu. Başta II. Mahmut Han olmak üzere bir çok Osmanlı padişahı çok iyi birer okçuydu, bir çok padişah da yay ve ok ustasıydı. Başta İstanbul olmak üzere bir çok ilimizde ok meydanları mevcuttu ve şimdiki kulüplerin temelini oluşturdular (biz de ok meydanlarına gece kondu yaptık).''
- Kim biliyor bunları ? Bilmememiz gerekiyor, bilirsek biz de okçulukta başarılı oluruz. Atalarımız yapıyormuş biz neden yapmayalım deriz; damarlarımızdaki O asil kan uyanırda Dünya, Olimpiyat şampiyonu oluruz, mazallah !
- 27 yıldır okçuluk olarak bir tane bile olimpiyat madalyası kazandıramadık ülkemize. Türkiye'de okçuluk sporu hep yüzeysel ve günü kurtarma politikasıyla idare edildi, başarıda gelmedi. Aslında yüzeysel politikalarla idare edildi dedim ama benim anlayamadığım mesele planı ve programı olmayan bir idari zihniyet nasıl olurda bir FITA başkanı çıkartır(tabi ki uluslarası spor alanında başarılı insanlarımızla gurur duyuyoruz ama o ayrı bir konu). Uluslararası federasyon başkanı yetiştiren bir idare nasıl olurda bir Dünya ve Olimpiyat şampiyonu çıkartamaz, nasıl olurda Türk okçuluğunu Dünya'da belli bir yere getiremez. Hep beraber Dünya okçuluk organizasyonlarının bir parçası oluverdik, yarışmalarda derece almayı unuttuk herkes bize aferin desin diye uğraşır hale geldik.
- Akla gelen fikirlerden biri de; demek ki Türkiye' de okçuluk sporunu idare etmek, başarılı hale getirmek çok zor, Türkiye dışındaki uluslararası platformda okçuluğu geliştirmek daha kolay !...
- Olimpiyat oyunları bitiminde yine federasyon seçimleri var, bizim okçuluk federasyonumuz yine aynı yönetimle idare edilecek, seçilecek demiyorum çünkü idari yönetim aynen seçilerek görevine devam edecek, bunu herkes biliyor . Gönlümde yatan ideal; federasyonumuzun bundan sonra Türk okçuluğunu tam anlamıyla tabana yayması, binlerce çocuğumuzun okçulukla tanıştırmasıdır, bu çocuklarımızın da olimpiyat madalyası alacağına inanıyorum. Çok mu zor planlama yapılması; bakın genç ve kaliteli antrenörlerimiz var, verin biraz imkan nasıl sporcu yetiştiriyorlar.
- Hala iyimserim ve inanıyorum ki, biz Türk milleti olarak okçuluk sporunda çok başarılı oluruz.
- Söylenecek çok şey var ama şu an söylenemiyor, ileri de zamanı gelince onları da söyleriz inşaallah. Allah' tan başka kimseden korkumuz yok evelallah, sadece ata sporu olan okçuluğumuzu kalkındırmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Kimseye de bir kin ve öfkemiz de yoktur, kızmayız da. Çünkü bu dünya kimseye kalmaz, dünyalık isteyene Allah dünyalık versin,dünya ömrü çok kısadır ondada gözümüz yoktur Allahın izniyle. Saygılar.
- Kol kırılır yen içinde kalır, dedik.Yıllarca da öyle yaptık ...

Okçuluk ve Fatih

Rekor Kırdı, Hayatını Kurtardı :
Özbay Güven, Osmanlı Devleti'nin sporcuyu anında ödüllendirdiğini de belirtiyor. "Osmanlı sporcuyu hem korur, hem de anında mükafatlandırırdı. Osmanlı'nın sporcuya değer vermesini size bir örnekle anlatayım. Solak Sinan Subaşı, Fatih Devri'nin en büyük kemankeşlerinden birisiydi. Okmeydanı'nda da 1200 gezin üzerinde iki rekoru vardı. Sinan Subaşı, Silifke Kalesi'nin komutanıyken Karamanoğulları kaleyi ele geçirince Fatih öldürülmesi için ferman verdi. Fakat o sıralarda Sinan Subaşı rekorlar kırdığı için padişah kendisini affederek 'Kanını menziline öndül (ödül) koydum' dedi".

Fatih'in Oku :
Ayasofya'ya girdikten sonra Fatih , bir ok çekip '' alametim olsun '' diyerek Ayasofya kubbesinin ta ortasına attı.Bu okun yeri halen görülmektedir.
( Evliya Çelebi Seyehatnamesi 1.Cilt Syf:76,Çeviren : Mehmet ZILLİOĞLU )
- Okçuluk antrenmanları; mutlaka bir antrenör eşliğinde ,emniyet tedbirleri alınmış güvenli bir alanda ve kimseye zarar vermiyecek bir şekilde, yapılmalıdır.
KENDİNİZE DEĞER VERİN : A K R A F M C A N L I Y A Y I N

Okçuluk Bir Ata Sporudur

Okçuluk insanlığın varoluşuyla birlikte doğmuştur.Türkler ok ve yayı hem sanatsal hem de teknolojik açıdan ele alıp günümüze kadar getirmişlerdir.Osmanlı'larda okçuluk zirveye çıkmış ; top menzilinin 600 m. olduğu zamanlarda osmanlı okları 800 m.yi geçiyordu. Devamı...>>

Hakkımda

Fotoğrafım
KOCAELİ, İzmit, Türkiye
1968 doğumluyum.Beş yaşından beri ok atıyorum, 1981 yılında 13 yaşımda lisanslı olarak resmi anlamda okçuluk sporuna başladım.1987 yılından itibaren okçuluk antrenörlüğü yapıyorum.Milli Takım Antrenörlüğü yaptım; on tane antrenör, iki bölge antrenörü ve bir milli takım antrenörü ayrıca bir çok milli sporcu yetiştirdim.Sporcularım rekorlar kırıp, sayısız şampiyonluklar kazandı.İktisat fakültesi mezunuyum.1990 yılından itibaren kadrolu okçuluk antrenörü olarak görev yapmaktayım.1991 yılından bu yana da Türk-Osmanlı Okçuluk Tarihi ve olimpik bir spor dalı olan günümüzdeki Okçuluk Sporu hakkında araştırma yapmaktayım. Okçuluk Türklerin ilk ata sporudur ve ben de okçuluk sporunu çok seviyorum,okçuluğun yayılıp gelişmesi için çalışıyorum, bu nedenle Türk okçuluğunu hakkettiği yere getirmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. -He was born in 1968 -Turkey.He has begun archery in 1981. Since 1987 he has been archery trainer. He has worked as Turkish National Team Trainer; educated many archers and already continue to this nice and hard job; studied Economy. He was born to be an archer ; try his best to develop archery in Turkey and World.

Beğendiğim Kitap : Zen ve Okçuluk


Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

free counters