Salı, Mayıs 19, 2009

15-17 Mayı 2009 / Gençlik Kupası Okçuluk Yarşması / Samsun / Fotoğraflar ve Yorum

- Yarışmanın Yorumu : 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yapılan bir yarışma olmasına rağmen yine istiklal marşı söylenmedi, ne diyeyim ki başka ? Yorumu siz yapın artık, manevi heyecanı canlı tutulmayan bir spor dalında başarı ne kadar gelir. Sporcular sadece kazanacakları ödülleri düşünerek mi yarışacaklar, yoksa Atatürk'ün desdeklediği ünlü pehlivan Kurdereli' nin '' ben yarışırken arkamda Türk milletinin olduğunu düşünürüm '' ilkesi altında mı yarışacaklar. İlk önce sporcularımıza ulusal maneviyatımızı öğretmeye gayret etmeliyiz ki çocuklarımız da bir amaç doğrultusunda yönlerini çizebilsinler.
- .... Samsun sporun okçuluk tesislerinde yapılan yarışma çok güzel oldu.Gayet geniş ve rahat bir saha hazırlanmıştı. Samsun bölgesine, antrenör Ayhan Uzuntaş'a, Samsun gençlik spor il müdürü Şahin beye teşekkür ederiz.
- Yarışmada yine compound yay sporcuları güzel puan attı; Dinçer Ekiz çok formdaydı, bir oku hedefi delip geçtiği için karavana sayıldı yoksa toplam puanda da rekor kıracaktı,1369 puan attı.Compound yay büyük bayanlarda Sevinç Uysal 1350, Esra Sülün 1340 gibi kayde değer puanlar attılar.Bu kategoride biraz gayret gösterilse Avrupa şampiyonalarında takım olarak derece alınabilir. Büyük bayanlar recurve yayda Zehra Öktem toplamda 1316 puanı geçme başarısını gösterdi. Gençler için önemli bir yarışma olmasına rağmen çok yüksek puanlar çıkmadı malesef. Yine Compound yay genç erkelerde puanlar biraz göze battı; Ali Rıza Coşkun 1326 ve Melih Özbostancı 1312 puan attılar. Bu kategoride de çalışılırsa ileride güzel başarılar gelir inşaallah.































Çarşamba, Ocak 14, 2009

Gençler Büyükler Türkiye Salon Okçuluk Şampiyonası - Aksaray,10-11 Ocak 2009

-Aksaray' daki bu yarışmada, sanki bir şeyler daha güzele gidiyormuş gibi geldi bana. Yani okçuluk camiasında güzel şeyler yapılmaya çabalanıyor ama bir şeyler eksik, yinede olumlu düşünmek lazım diyorum. İlerleyen zamanlarda gelişmeleri göreceğiz.
- Benim en büyük temennilerimden biri, sadece Okçuluk Federasyonu' na ait kapalı salonu olan bir okçuluk kamp eğitim merkezinin kurulması. Çünkü genç sporcuların eğitimlerinin sürekli olabilmesi için bu şart. Aklımdayken söyliyeyim dedim.
- Bu yarışma Salon Dünya Şampiyonası için son provaydı, tabi ki kamplar olacak ama bu yarışma sonunda yine ümitli değilim, inşaallah yanılırım. Bu yarışmada formda gözüken iki isim vardı; klasik yay genç erkeklerde 573- puan atan Sermet Çınar ve klasik yay büyük erkeklerde Göktüğ Ergin. Yarışmaya kadar sporcularımızın forma girip bizlere madalya kazandırmalarını ümid ediyoruz.
- Milli takım antrenörlerinde yine değişmeler oluyor; milli sporcularımızdan Vedat Erbay klasik yay dalında milli takım antrenörlüğü yapacakmış diye duydum. Ayrıca, klasik yay dalında Dünya 3.' ncüsü olmuş milli sporcumuz Zehra Öktem' e makaralı yay dalında milli takım antreörlüğü teklif edilmiş, çok tuhaf. Zehra Öktem klasik yay okçuluğu yapmış çok tecrübeli bir isim, bilmediği bir kategoride nasıl çalışabilir ki ? Umarım idarecilerimiz Sayn Öktem' den yararlanmak için çözüm üreteceklerdir.
- Bu arada; federasyon yönetim kurulu üyemiz sayın Hakan Çakıroğlu' nun gerçekten çalıştığını ve her şeye çözüm bulmak için koşturduğunu herkes gibi ben de gördüm, kendisine teşekkür ediyor ve çalışmalarında da başarılar diliyoruz.
- Yarışmaya en az katılım ikişer kişiyle Bolu ve Muğla' dan olurken, en fazla katılım da otuz üç kişiyle Ankara ve yirmi dokuz kişiyle Kayseri' den oldu.
YORUMLARINIZ
Adsız dedi ki...
Neyi doğru yapıyorlarki? antrenörleride doğru seçsinler.
1/17/2009 11:25 PM

Adsız dedi ki...
Yaw kardeşim,bu antrenörlerin alakası bile yok okçulukla.. senelerdir yapıolar tamam belki ama..adam gibi bi yarışmışlıkları bile yok(yabancı antrenörleri saymıyorum)ama tafralarından, havalarından da geçilmiyor.Bu arada parası olana malzeme veriliyor resmen.parası olanla ilgileniyor..yurt dışı yarışmalarına alakasız yöneticiler götürülüyor..biraz konuşmaya kalksak burda heralde gerçekleri ve konuşulması gerekenleri boynumuzu vururlar..daha bu başımızdakiler varken türk okçuluğu bir asır daha bi yere gelemez..
1/22/2009 11:50 PM

Adsız dedi ki...
Seçilen antrenörlerden bazılarının daha bir tane bile sporcusu bile yok.çok komik bence...neye göre anlamak mümkün değil!Seçmelere çağrılan sporcuların bile adaletsiz olduğu ,antrenör olarak çağrılanların bazılarının daha bir tane bile sporcu yetiştirmediği ,federasyon yönetim kurulunun çoğu üyesinin hiç birşeyden haberi olmadığı, iki üç kişinin istekleriyle yönlendirilen ve gerçekleştirilen bir olayla karşı karşıyayız.Konuşmadıkça yada konuşamadıkça daha da kötüye gidecektir.
2/02/2009 1:38 AM

Salı, Ağustos 26, 2008

GELİBOLU' DA OKÇULUK

.
- Gelibolu' da Okçuluk Antrenmanı - Video- (Kaynak: Gelibolu Org) ... >>>

- Gelibolu gibi ilçelerde okçuluk sporunun yapılması çok güzel bence; ulaşım sorunu yok, belediyelerin desteği güzel, insanlar birbirini tanıyor ve biliyor. Gelibolu' da herkezi birlik içinde gördüm, dostluklar çok daha güzel göründü gözüme. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda Gelibolu'nun sesini çok daha fazla duyacağız okçuluk alanında. Hakan Çakıroğlu ilk okçuluğa başladığı 1996 yılından bu yana Gelibolu' da okçuluğu yaydı ve çok geliştirdi. Kendisi tek başına yarışmalara gelirken şimdi onlarca okçu kardeşimiz Gelibolu'da ok atıyor.Üstüne üstlük Türkiye şampiyonu ve milli okçular bile yetişmeye başladı. Ama Emre kardeşimizin de emekleri gerçekten çok fazla, her yere yetişiyor maşallah.
- Bir çok çok spor dalına göre; (özellikle malzemeli sporlar içerisinde) , tabanı güçlü olma yolunda ilerleyen bir branş oldu artık okçuluk. Bu yarışma çocuklarımızda şunu gördüm; biz idareciler olarak okçuluk sporunu yapan evlatlarımızın yanında çok geride kalıyoruz.Daha doğrusu onlara çok iyi yetişme ortamı sağlayamıyoruz, maddi olarak destek veremiyoruz. Bizim çocuklarımız Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu olmaya hazırlar ama biz değiliz.
- Gelibolu' da; antrenör sorunu şimdilik çözülmüş, maddi destek de yeterli, ok atmak için açık alan var, ok atış salonuda yapılmaya başlanacakmış. Sadece okçuluğa ait antrenman ve yarışma yerlerinin olması en büyük etkenlerden bir başarı için. Sonrasında elit sporcuların maddi olarak desteklenmesi geliyor. Sporcuya bir amaç verilmesi, o doğrultuda planlı ve programlı çalışmak sonraki aşama. Tabi ki yöneticilerin her konuda sürekli desteği de en büyük etken. Gelibolu'da bunların çoğu var ve önümüzdeki yıllarda bir çok milli okçu kardeşimiz buradan yetişecek kanatindeyim.
- Bu yarışmaya en kalabalık katılan ve başarılı olan bölgelerimizden biri de Kayseri bölgesi oldu. Kayseri' de okçuluk sporu her konuda gelişti; tesisler yapıldı, kulüpler açıldı, sponsor destekleri çok yeterli olmasada var, milli sporcuları antrenör oldu ve yeni sporcular yetiştirmeye başladılar. Bu gelişmeler tabi ki bir futbol branşındaki gibi çok değil, fakat okçuluk sporu için yinede sevindirici ilerlemeler. Mersin, Bursa, Samsun, Elazığ gibi bir çok bölgede de okçuluk her gün gelişiyor. İnşaallah federasyonumuzda önümüzdeki seçimlerden sonra ileriye yönelik planlarla çalışmaya başlarda bu gelişmelere ayak uydurur, hatta önüne geçer...
- Gelibolu Okçuluk Yarışması -Video -(Kaynak : gelibolu.org) ... >>>

Pazar, Ağustos 17, 2008

OKÇU DOĞRUYU SÖYLER

... neden başarılı değiliz ?
- Çünkü özümüzden koptuk, çünkü tarihimizden koptuk, çünkü ecdadımızdan koptuk. Geçmişini unutan geleceğine yön veremez.
- Bakın devletimiz yıllardır Okçuluk Federasyonu'na belli bir para veriyor, bu paralarla (az çok önemli değil, önemli olan değerlendirebilmek) neler yapılmazdı. Tabi iyi yönetim ve gelen parayı nereye yönlendirdiğin önemli. Biz ne yaptık Antalya'ya 27 senede bir tane okçuluk sahası, öğün babam öğün ! Tam anlamıyla faal okçuluk sporu yapılan bölge sayısı yirmidir, (iyi bir yönetim ve yerel belediyelerle işbirliği içinde olup) niye yapılmadı yirmi tane okçuluk sahası. Her şehirde en az bir iki okulda neden okçuluk yok, kaliteli ve istİhdam edilmiş antrenör sayımız niye bu kadar az(sadece 4 kadrolu antrenör). Okçuluk bizim Ata sporumuz değilmi ?. 27 yıl önce doğan bir çocuğu okçu yapsaydık, şimdiye kadar olimpiyat şampiyonu olamazmıydı. Planlı olarak idare edilebilseydi, temel okçuluk malzemeleri bile üretilirdi bu 27 senede.
- Hangi üniversiteye gidildi de Türk okçuluk tarihi araştırması yaptırıldı. Atalarımız okçulukta nasıl bu kadar ileri seviyeye ulaşabildiler, o zamanki okçular nasıl çalışıyorlardı, ok atış teknikleri nasıldı, kullandıkları yay ve okların sırrı neydi , ecdadımızın üç kıtaya hakim olmasında okçuluğun rolu neydi, diye merak edildi mi ?
- ''Top menzilinin 500 m.' lerde olduğu zaman Osmanlı yaylarıyla atılan oklar 750 - 800 m.'ye gidiyordu. Atalarımızın attığı oklar haçlıların zırhlarını delip geçiyordu, bir Osmanlı okçusu bir savaşta 600 düşman askerini tek başına bertaraf edebiliyordu. Osmanlıların meşhur okçusu Tozkoparan İskender 2.5 m. yüksekliğndeki ranzasına bir sıçramada çıkabiliyordu. Başta II. Mahmut Han olmak üzere bir çok Osmanlı padişahı çok iyi birer okçuydu, bir çok padişah da yay ve ok ustasıydı. Başta İstanbul olmak üzere bir çok ilimizde ok meydanları mevcuttu ve şimdiki kulüplerin temelini oluşturdular (biz de ok meydanlarına gece kondu yaptık).''
- Kim biliyor bunları ? Bilmememiz gerekiyor, bilirsek biz de okçulukta başarılı oluruz. Atalarımız yapıyormuş biz neden yapmayalım deriz; damarlarımızdaki O asil kan uyanırda Dünya, Olimpiyat şampiyonu oluruz, mazallah !
- 27 yıldır okçuluk olarak bir tane bile olimpiyat madalyası kazandıramadık ülkemize. Türkiye'de okçuluk sporu hep yüzeysel ve günü kurtarma politikasıyla idare edildi, başarıda gelmedi. Aslında yüzeysel politikalarla idare edildi dedim ama benim anlayamadığım mesele planı ve programı olmayan bir idari zihniyet nasıl olurda bir FITA başkanı çıkartır(tabi ki uluslarası spor alanında başarılı insanlarımızla gurur duyuyoruz ama o ayrı bir konu). Uluslararası federasyon başkanı yetiştiren bir idare nasıl olurda bir Dünya ve Olimpiyat şampiyonu çıkartamaz, nasıl olurda Türk okçuluğunu Dünya'da belli bir yere getiremez. Hep beraber Dünya okçuluk organizasyonlarının bir parçası oluverdik, yarışmalarda derece almayı unuttuk herkes bize aferin desin diye uğraşır hale geldik.
- Akla gelen fikirlerden biri de; demek ki Türkiye' de okçuluk sporunu idare etmek, başarılı hale getirmek çok zor, Türkiye dışındaki uluslararası platformda okçuluğu geliştirmek daha kolay !...
- Olimpiyat oyunları bitiminde yine federasyon seçimleri var, bizim okçuluk federasyonumuz yine aynı yönetimle idare edilecek, seçilecek demiyorum çünkü idari yönetim aynen seçilerek görevine devam edecek, bunu herkes biliyor . Gönlümde yatan ideal; federasyonumuzun bundan sonra Türk okçuluğunu tam anlamıyla tabana yayması, binlerce çocuğumuzun okçulukla tanıştırmasıdır, bu çocuklarımızın da olimpiyat madalyası alacağına inanıyorum. Çok mu zor planlama yapılması; bakın genç ve kaliteli antrenörlerimiz var, verin biraz imkan nasıl sporcu yetiştiriyorlar.
- Hala iyimserim ve inanıyorum ki, biz Türk milleti olarak okçuluk sporunda çok başarılı oluruz.
- Söylenecek çok şey var ama şu an söylenemiyor, ileri de zamanı gelince onları da söyleriz inşaallah. Allah' tan başka kimseden korkumuz yok evelallah, sadece ata sporu olan okçuluğumuzu kalkındırmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Kimseye de bir kin ve öfkemiz de yoktur, kızmayız da. Çünkü bu dünya kimseye kalmaz, dünyalık isteyene Allah dünyalık versin,dünya ömrü çok kısadır ondada gözümüz yoktur Allahın izniyle. Saygılar.
- Kol kırılır yen içinde kalır, dedik.Yıllarca da öyle yaptık ...

Cuma, Haziran 13, 2008

TÜRKİYE' DE OKÇULUK SPORUNUN GELECEĞİ

1.- hamdy dedi ki...
Ben anket için yorum yazıcam,Galiba bi ben başaralı diye oy kullandım..Herzamanki gibi milletimiz kendini kötülemekte, başka milletlere özenmekte çok başarılı.Diğer ülkelerde okçuluk nasıl bilmiyorum o yüzden yorum yapamıcam başarılıdır değildir diye ama bu kadar da insan kendi ülkesini kötüleyemez artık.Eminim herkes doludur yeterince, simdi bi kişi federasyonu söyle boyle diye kötülese o kişiyi desteklicek şekilde onlarca yorum yazılır.Kurtulun şu önyargılardan arkadaslar ne güzel sporumuzu yapıyoruz karısan yok bişey yok, daha ne istiyosunuz? Okçulugu sırf başarı için mi yapıyosunuz da böyle başarısızız, yetersiziz diye oy kullanıyosunuz? 13 Haziran, 2008

2.-
İsimsiz dedi ki...
Birincisi Bilmiyorsan araştır öğren ondan sonra yorum yaz ikincisi kimse burada önyargı ile yorum yazmıyor yarası olan gocunur üçüncüsü kimse geyik muhabbeti olsun diye spor yapmaz herkesin bir hedefi vardır oda yaptığı işte başarılı olmaktır asıl buraya saçma sapan yorumlar yazıp sen nereye varmaya çalışıyorsun. 15 Haziran, 2008

3.- İsimsiz dedi ki...
nerden bu sonuca vardınız? size göre herşey güllük gülistanlık öylemi? başarısı ortada olan kişi veya kurumları kimse kötülemez siz hangi başarıdan bahsediyorsunuz size göre okçuluk şu anda Türkiyede çok iyi durumdamıki? siz hangi ölçüyü baz alarak böyle anlamsız bir yorumda bulunabiliyoryorsunuz objektiflikten uzak olduğunuzu belli etmişsiniz bu yorumunuzla . 15 Haziran 2008

4.- İsimsiz dedi ki...
sen sormuşsun neden olumsuz oy veriyorsunuz diye sanada cevap verilmiş ne diye gocunuyorsun demekki kimse gelinen durumdan alınan sonuçlardan gidişattan hoşnut değil bir sen hoşnutsun anlaşılan bari kimliğinide yazda madalya taksınlar sana takdir ettiğin federasyondan. 16 Haziran, 2008

5.- İsimsiz dedi ki...
Hamdy'misin nesin kimin savunuculuğunu yapıyorsun sen savunduğun kesimlerin savunulacak bir icraatı olsada savunsan neysenekuru laf kalabalığı yapmak ve yorumculara sataşmaktan başka yaptığın bişeyde yok bu işlerle bu kadar alakalı isen federasyona hesap sor bakalım bunca senedir neden doğru dürüst bir başarı kazanılmamış neden istikrar sağlanamıyor sporcular neden bu kadar geri durumdalar neden yanlışlar tesbit edilip düzeltmiyor neden başarılı sporcular bu camiadan uzaklaşıyor kimse kalkıpta ya imkanlar kısıtlı şöyle böyle diye masal hikaye anlatmasın süper organizasyon yapmasını bilen adam nasıl sporcu yetiştirilir nasıl sahip çıkılır onuda bilecek bilmiyorsa bu işi yapmayacak. 16 Haziran 2008

6.- İsimsiz dedi ki...
bu sayfaya ilk kez yazıyorum birtakım kişiler kendi egolarını tatmin içinmi yazı ekliyor buraya yoksa aralarında özel bir hesaplaşmamı var bilemiyoruz ama yukarda okuduğum yazılar hiç hoş değil burda sözüm ona bir konu üzerine yorum yazdığını sanan kişiler birbirleriyle horoz dövüşü yapacaklarına ülkemizde bu spor nasıl iyi bir çizgiye getirilir bunlar üzerine kafa yorsalar veya önerilerde bulunsalar okçuluk sporunun gelişimi adına daha makul olur diye düşünüyorum.Saygılarımla...
18 Haziran, 2008


7.- İsimsiz dedi ki...
Arkadaş, herkes konu ile alakalı yorum yapsın başkalarına laf yetiştirmesin yoksa aynı durum tekrarlanır gider böyle sen onu dedin ben bunu derimle bu iş olmaz herkesin görüşü düşüncesi kendisini bağlar o yüzden bu ortamı şahsi kapışma arenası haline getirmeye kimsenin hakkı yok.
18 Haziran, 2008

8.-İsimsiz dedi ki...
Sayın Editör bu sayfayı okçuluk üzerine görüş ve yorumlar yapılsın diyemi koydunuz sitenize yoksa ağız dalaşı yapılsın diyemi şu sayfada yer alan yazılar hiç yakışık almıyor malesef siz sitenize yakıştırıyorsanız bişey diyemiyecem.
18 Haziran, 2008

9.-İsimsiz dedi ki...
Şu hamdymidir nedir şunu forum sayfasından atın be kardeşim kime muhalefet ediyo neyi savunuyo kime taraftarlık yapıyo bu şahıs kimliğini saklayıp illaki burdan birilerine laf atacak cevabını alıncada milleti şov yapmakla itham ediyo peki millet şov yapıyo sen ne yapıyorsun kimliğin açığa çıktığında bu kadar rahat atıp tutabilecekmisin?
18 Haziran, 2008

10.-Rıdvan Uzuntaş ; dedi ki...
- 27 yıldır okçuluk camiasında olan biri olarak şunu biliyorum ki; okçuluk sporu yapan insanlar mütevazi,kendini bilen,seviyeli,hoşgörülü ve durum değerlendirmesini çok iyi yapabilen kişilerdir.Buraya da objektif ve çözüm getiren yorumlar yapan kişiler gerçek okçulardır.Şunu bilinki saçma sapan ve konuyu saptırıcı yorum yapan kişiler okçuluk sporunun ileri gitmesini istemeyen ve okçu olmayı haketmeyen kimselerdir.Her ne olursa olsun okçuluk sporunun Türkiye'de bir ağırlığı ve saygınlığı vardır.Bunu bozmaya çalışanların aramızda yeri yoktur.
18 Haziran, 2008

11.-İsimsiz dedi ki...
Sayın Hocam bravo çok doğru yazmışsınız umarım bundan sonra buraya yorum yazacak kişiler laflarını iyi seçip yazarlar artık.
18 Haziran, 2008

12.-İsimsiz dedi ki...
hamdy sanırım hamdi demek istemiş yada yanlışlıkla (i) yerine (y)harfine basmış.inşallah türkçemizi yabancı kelimeleştirme gibi bir özentisi yoktur. öncelikle bu arkadaşa şu soruyu sormak isterim spor nedir? ne gibi yararları ve faydaları vardır .Sporcuların,hocaların ailelerin beklentileri nelerdir.?kişi ve ülkemiz için ne kadar önemlidir.?burada ki yorumların çoğunda ülkemiz sporcularının ve tabiki ata sporumuz olan okçuluğun dahada ileri gitmesi için uğraşı ve özverinin gerektiği onun için de işleyen bir sistemin olması durumunda, ülkemizin kazanacağı konusunda birleşiliyor, yoksa kimsenin birilerine veya başka ülkelere özendiği yok.
6/19/2008

13- İsimsiz dedi ki...
OKÇULUK SPORU NE ZAMAN BAŞA UĞUR BEY GİBİ BİADAM GELİRSE O ZAMAN DÜZELİR TÜRKİYEDE.BAŞKANDAN BAŞKA BÜTÜN FEDERASYON ÜYELERİ BİŞEYLER SÖLÜYOR,BAŞKAN N EYAPYOR.BİKERE BU ÜYELER (BAŞKANDA DAHİL OLMAK ÜZERE)SPORCULARI,DAHADA KÖTÜSÜ MİLLİ TAKIM SPORCULARINI NE KADAR TANIYOR.ONLARIN NORMAL HAYATDA NELER YAPTIKLARINI BİLİYOLARMI.ORALARA GİTMEK İÇİN NELERDEN VAZGEÇDİKLERİNİ BİLİYOLARMI.NERDEEEEEEEE.HEPSİ SADCE CEPLERİNE GİRECEK PARANIN PEŞİNDE.SPORCU KİMİN UMRUNDA.7/05/2008 10:32 PM

14- İsimsiz dedi ki...
- Güzel kardeşim, zaten uğur bey hala federasyonun gizli başkanı, sen merak etme.O da başkanken değişen bir şey olmadı,şimdide değişen bir şey yok.Şimdi dünya nın başkanı ya,hadi buyursun, Türkiye okçuluğunu yükseltsin.Koreli hocayı gönderdi buraya o kadar.Düzelmeeez...Buraya gelen,sanki sadece yarışma organizasyonu için geliyor.Sporcunun geleceğini kimse düşünmez. 7/14/2008 8:29 AM

15- İsimsiz dedi ki...
oncelikle sizi tebrik ederim okculukla ilgili web sitesi kurdugunuz icin,genelde yazilan yorumlara baktigimda herkes birilerini elestiriyor.sanmasinlarki yurtdisinda daha kolay bu sporu yapmak yaniliyorlar.cunku bagli oldugunuz klube yillik aidat oduyosunuz ayrica malzemelrinizi kendiniz aliyosunuz ve antrenor sizinle sadece haftada birkac saat ilgileniyor daha fazlasi icin ucret oduyosunuz,turkiyede boyle degil.antreman yerleri kosullari iyi ama sonucta para ile.sanirim yabancilarin genetik olarak disiplinle doguyorlar.sartlar ne olursa olsun yilmadan calisiyorlar.bakin yuzmede altin madalya alanlara ulkelere okyonusta kopekbaliklari ve daha bicok zarar veren canlilar var ama sampiyonlar ordan cikiyor.okculuktada insanlar disiplinli ve engellere ragmen yilmiyolarlar birbirlerini kiskanmiyorlar ulkeleri icin calisiyorlar.tek oluyorlar belkide bizdeki sorunda budur.biz onumuze bizi geceni gecmek istiyoruz buyuk yarismalarda da gecemiyoruz asil gecmemiz gerekenleri.evet antrenorde onemlidir ama sporcu bence daha onemli onun dusunce yapisi hazirlanmasi sonucta sporcu istemezse antrenor ne yapabilirkii.lutfen herkes sapkasini onune koysun ve ciddi ciddi bu konuda plan program yapilsin. 8/12/2008 4:17 PM

- GÖNDERİLERİNİZ GELDİKÇE İLAVE ETMEYE DEVAM EDECEĞİM ...

Çarşamba, Mayıs 28, 2008

Antalya -2008- Okçuluk Dünya Kupası' nın Değerlendirmesi

- Yarışmanın 1. günü :
- Zekiye yine Milli takımın üstünde bir puan atarak Dünya' nın dev okçularıyla mücadele ediyor,bayan sporcularımıza başarılar diliyoruz.

-Kendisi gibi atmadıktan sonra Begül'ü NEDEN yarıştırıyorsunuz ki, bu kupada yarışmak zorundamıydı. Gelecek vadeden bir sporcunun psikolojisini pozitif yönde geliştirmek gerekmez mi ? Bir zamanlar gençlerde ok atarken İtalyan Toleto' yla çekişen bu sporcumuz değilmiydi. İtalyan okçu bu yarışma üst sıralarda yer alırken; sporcumuza yaptığımıza bakın.

- Allah'tan Avusturalya'lı okçu HOLMES Kellie takımında yer almadı ve ok atamadığı için Avusturalya takım olamadı da dört takım var, biz de makaralı bayan takımı olarak ilk dörde otomatik olarak girdik, yoksa beşinci olarak elenecektik. Bu şansı değerlendirelim, madalyaya en yakın makaralı bayan takımı görünüyor.Ferdi elemelerde de inşaallah iyi mücadele bekliyoruz sporcularımızdan.
- Compound yay erkeklerde özellikle Dinçer Ekiz' den 685 'in üzerinde puan bekliyorduk ama olmadı, erkeklerin hepsinin eleme turlarında ve takım atışlarında çok iyi mücadele edeceklerine eminim.
- Takımda ok atacak recurve yay erkek sporcularımız toplamda güzel puan çıkardılar, inşaallah eleme turlarında ve takım atışlarında da başarılı olurlar.
-
- Yarışmanın 2. günü:
- Bu gün yapılan ferdi eleme tur atışlarında ilk dörde kalamadık.
- Tüm sporcularımız elendi, en iyi performansı recurve yay bayanlarda Zekiye ilk 16 ya kalarak elde etti. Yarışmalarda, recurve yay bayanlarda yine Kore çok iyiydi, ilk dörde 3 sporcuları kaldı. -Compound yay erkek sporcularımız istenilen çıkışı yapamadılar.Bu kategoride Dejan SITAR yine final atacak, Avrupa Şamp. da 2. olan Slovak sporcu bu sefer şampiyon olabilir.
-Compound yay bayanlarda Sevin Kuzu tecrübeli Rus rakibi karşısında inanılmaz bir mücadele sergiledi, 113 puan atan sporcumuz 2 puanla rakibine elendi, rakibinin de övgüsünü alan Sevinç ilerisi için ümit verdi.Compound yay bayanlarda Rus sporcular ilk dörde kalamazken, Amerikalı ünlü isim VAN NATTA J (USA) ve İtalyan SALVI E (ITA) final atacaklar.

-Recurve yay erkeklerimizin hepsi ilk turda elendi, oysa Serdar ve Tunç' tan ümitliydik. Bu dalda ilk dörde bir Hintli,bir Amerikalı ve iki koreli sporcu kaldı.
-Ümitlerimiz yarınki takım yarışlarına kaldı, sporcularımıza takım atışlarında başarılar diliyoruz.

................................ -Resimler FITA' dan .


- Türkiye Bayan Compound Yay Sporcularımızın Yarışma Videosu : ... >>>

- Yarışmanın 3. günü :

-Bu günkü takım atışları sonunda; recurve yay bayanlarda Kore, erkeklerde Hindistan şampiyon oldu. Compound yay bayanlarda Rusya şampiyon olurken, erkeklerde inanılmaz bir çekişme sonunda Amerika'yı geçen İtalya şampiyon oldu.
-Sahilde yapılan yarışmalarda; compound yay bayan takımımız ve recurve yay erkek takımımız 4. oldular.


- Ülkemizdeki bu turnuvada geçen yıl olduğu gibi yine derece alamadık.
-
Yine yarışma organizasyonunu güzel yaptık !

- Yarışmanın 4. günü :

- Kore' liler recurve yay dalında yine şov yaptılar; ferdi elemeler sonunda bayanlarda ve erkeklerde 1. ve 3. sırayı aldılar.

- Compound yay dalında İtalyanlar hem bayanlarda hemde erkeklerde ferdi birincilikleri aldılar. Amerikalı erkekler bu sefer ferdi derece alamadı.

- HABERLER ( FITA) ... >>>

- Bu sonuçlardan sonra şükretmek lazım, Pekin olimpiyat oyunlarına okçuluk dalında, (o da sporcularımızın ferdi gayretleriyle tabi ki) iki sporcuyla katılabilmemiz çok büyük başarıymış !

- Bundan sonra detaylı yorum yapmayacağım .

- Yıllardır neden okçulukta bir sistem kurulamadı demiyeceğim.

- Ata sporumuz olan okçuluk neden tabana yayılamadı, halk sporu yapılamadı demiyeceğim.

- Daha bir çok şey demiyeceğim, çünkü hiç bir şey değişmiyor.

- Allah; art niyetsiz, samimi, insana faydalı ve Türk okçuluğuna faydalı işler yapacak insanların yardımcısı olsun, vesselam. SAYGILAR .

Cuma, Mayıs 23, 2008

Pekin Olimpiyat Oyunlarına Katılacak Spor Dalları

21.MAYIS.2008

PEKİN'E 12 DALDA 58 SPORCU

Pekin'de 8-24 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Olimpiyat Oyunları'na Türkiye şu ana kadar 58 sporcu ile katılma hakkını elde etti.
Türkiye bugüne kadar; atletizmde 13, güreşte 12, yüzmede 7, halterde 6, yelkende 5, boks ve tekvando da 4, masa tenisi ve okçulukta 2, atıcılık, judo ve bisiklette ise 1 sporcu ile olimpiyatlara katılma hakkı kazandı.

Olimpiyat Oyunları'na katılım barajının aşıldığı branşlar ve sporcular ise şöyle:

ATLETİZM
1- Elvan Abeylegesse (5 bin ve 10 bin metre) A Barajını geçti
2- Nevin Yanıt (100 metre engelli) A Barajını geçti
3- Halil Akkaş (8000 metre) A Barajını geçti
4- Eşref Apak (Çekiç Atma) A Barajını geçti
5- Özge Gürler (400 metre engelli) B Barajını geçti,
6- Türkan Erişmiş (3 bin metre) B Barajını geçti
7- Bahar Doğan (maraton) B Barajını geçti
8- Yeliz Ay Yıldız (20 kilometre yürüyüş) B Barajını geçti
9- Ercüment Olgundeniz (disk atma) B Barajını geçti
10- Svetlana Sudak (çekiç atma) B Barajını geçti
11- Abdil Ceylan (maraton) B Barajını geçti
12- Selim Bayrak (5000-10000 M)
13- Recep Çelik (20Km. yürüyüş) B barajını geçti
GÜREŞ
Serbestte, 55,60,66,74,84, 96 ve 120 grekoromende ise, 60,74,84,96,120 kilolarda kota alındı.
ATICILIK
Yusuf Dikeç (Havalı tabanca - 50 metre serbest tabanca)
YELKEN
Ertuğrul İçingir RS:x sınıfında,
Kemal Muslubaş Laser sınıfında,
Ali Kemal Tüfekci Finn sınıfında,
Deniz Çınar ve Ateş Çınar 470 sınıfında kota aldı.
JUDO
73 kiloda Sezer Huysuz kota aldı.
YÜZME
Kaan Tayla (50 metre serbest) B Barajını geçti
Derya Büyükuncu (100 metre - 200 metre sırtüstü) B Barajını geçti
Gülşah Günenç(200 m kelebek) B barajını geçti
Ömer Arslanoğlu (100 m kurbağalama) B barajını geçti
İris Rozenberger (100 m kelebek) B barajını geçti.
Serkan Atasay (200 m karışık) B barajını geçti
Volkan Atakan (100 m sırt üstü) B barajını geçti
OKÇULUK
Yusuf Göktuğ Ergin (FITA Round erkekler)
Zekiye Keskin Şatır olimpiyat kotasını aştı.
HALTER
4 erkek ve 2 bayan sporcu için kota kazanıldı.
BOKS
Yakup Kılıç (57), Onur Şipal (60), Adem Kılıççı (69), Furkan Ulaş Memiş(51) olimpiyat kotasını aldılar.
BİSİKLET
Bilal Akgül olimpiyat kotasını geçti.
TEKVANDO
Bahri Tanrıkulu,Servet Tazegül, Azize Tanrıkulu, Sibel Güler olimpiyat kotasını aştılar.
MASA TENİSİ
Melek Hu
Cem Zeng olimpiyat kotasını aldılar.
.
- Kaynak : GSGM sitesi
-

Pazartesi, Mayıs 19, 2008

Okçular,sporcular ve eğitimciler; işte Şatır' lar

Anafen Koleji, olimpiyat vizesini 12'den vurdu.
Yıllardır milli takımın değişmez ismi olan Zekiye Keskin Şatır, 3. kez katılacağı olimpiyatlarda bu kez kürsüye çıkmayı istiyor. Zekiye, Anafen Spor Kulübü'nün bünyesinde spor hayatına devam ediyor.

Her ikisi de boyunlarında asılı olan sadakla geçiriyor hayatlarını. Her ikisi de gergin yayların ağzına verdikleri oklarla hedefe kilitleniyor. Gözleri daima plakadaki hedefin tam on ikisinde oluyor.
Onlar evli olmalarına rağmen belki de en fazla ok ve yayla muhabbet kuruyor. Evet, Okçuluk Milli Takımı'nın başarılı iki ismi Zekiye Keskin Şatır ve Serdar Şatır'dan bahsediyoruz.

Yıllardır okçulukla uğraşan çift, bugünlerde tatlı bir gayret içinde. Daha önce olimpiyat oyunları, dünya ve Avrupa şampiyonalarında ülkemizi temsil eden Zekiye, geçtiğimiz günlerde 2008 Pekin Olimpiyatları vizesini almayı başardı. Zekiye, geçen hafta Fransa'nın Vitel şehrinde başlayan Avrupa Okçuluk Şampiyonası'nda 54 sporcu arasında 6. oldu. İlk altı içinde olimpiyatlara katılacak sadece 3 sporcu vardı, bunlardan ilki de milli sporcu Zekiye Keskin Şatır'dı. Milli sporcunun eşi de olimpiyatlarda yay tutabilmek için var gücüyle gayret sarf etti ama ancak 21. olabildi. Hayatı daima sporla hemdem olan Zekiye, okçulukla birlikte beden eğitimi öğretmenliğini aynı anda yürütüyor. Hatta milli sporcu işini o kadar çok seviyor ki 2005 Akdeniz Oyunları'na 7,5 aylık hamileyken çıkmış ve gümüş madalya kazanmıştı.

Bu yılki en büyük hedefinin olimpiyatlar olduğunu belirten Zekiye, bir türlü kürsüye çıkamadığı olimpiyatlarda dereceye girmeyi istediğini söylüyor. Kısa sürede ciddi hamleler yapan Anafen Koleji Spor Kulübü'ne bu yıl transfer olan Zekiye, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları'nda ferdi 17., 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları'nda takımda 4. olmuştu. Avrupa şampiyonluğu bulunan milli sporcuyu kulüplerine almaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirten Anafen Koleji Genel Müdürü ve Spor Kulübü Başkanı Reşit Taşdemir, "Sporculuk hayatı ve eğiticilik yönüyle Zekiye, bizim için çok önemli bir sporcu. Öğrencilerimize örnek gösterdiğimiz bir kişiliğe sahip. Zekiye'nin, geleceğimizin aydınlık dünyasını oluşturacak gençlerimize ata sporumuz okçuluğu sevdirip, ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil edeceğine inanıyoruz." diyor. Bilim olimpiyatlarında pek çok derece aldıklarını belirten Taşdemir, Zekiye'yle birlikte spor olimpiyatlarında da madalya almayı arzuladıklarını söylüyor. Ayrıca Şatır, sporculuğunun yanında Anafen okullarında okçuluk kulübü çalışmalarını da yürüterek geleceğin milli takımına sporcular yetiştiriyor.

Nurullah Kaya
18 Mayıs 2008, Pazar

- Kaynak : http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=690958

Cuma, Mayıs 02, 2008

İlbahar Okları Okçuluk Yarışması' nın Ardından

- Bu yarışmada sporcuların artık rüzgaradan çekinmediklerini gördüm, bu yarışmada milli takımda olmayan sporcuların bile çok yüksek puan attığını gördüm, bu yarışmada genç sporcuların kıyasıya mücadelesini gördüm,bu yarışmada compound yay sporcuların sayısının dahada arttığını gördüm. Yarışmada genç ve büyük toplam sporcu sayısı (206) iki yüz altıydı. (124) yüz yirmi dört recurve yay okçumuz, (82) seksen iki compound yay sporcumuz yarışmada mücadele etti. Recurve yay okçuluğu yapan sporcularımızın malzemelrinin yüzde doksanından fazlasını federasyon tedarik ederken, compound yay sporcuların yüzde doksanından fazlası kendi malzemelerini kendileri almışlardı.
- Ayrıca bu yarışmada 661- puan gibi Dünya standardında puan atan Cevdet Demiral' dan bahsetmeden geçemeyeceğim, kendisini tebrik ederim. Bu sporcumuzun da elinden tutalım, inanıyorum ileride uluslararası alanda çok güzel başarılar elde edecek.
- Sezonun ilk açık hava yarışması olan İlbahar Okları Okçuluk Yarışmanın sonunda önemli bir süreç başladı. İlki Avrupa Şampiyonası' nda kota alma savaşı, ikincisi ekim ayındaki Yıldızlar ve Gençler Dünya Okçuluk Şampiyonası hazırlıkları, birde mayıs sonunda Dünya Kupasının 3. ayağı var. Bu yarışmaların hazırlıkları sürecek, birde takım halinde Olimpiyatlara katılabilsek ne kadar güzel olacak. Olimpiyatlara takım halinde katılmak için verilen uğraş nedeniyle için compound yay sporcularımız bir çok yarışmaya götürülmediler ve motivasyonları epey düştü ama inşaallah bu sabırlarına değer de kota alırız, canı gönülden ülkemiz adına seviniriz.
- Gelelim gençler ve yıldızlara; ekim ayına çok var görünüyor ama çocuklarımızın hiç biri hala hazır görünmüyor. Önümüzdeki Mersin yarışmasından sonra kamplaramı alırız, bölgelerinde antrenörleriylemi sıkı çalışırlar bilemem ama Türkiyede yapılacak bir Okçuluk Dünya Şampiyonası'nda lütfen artık ön plana çıkalım da madalyaları toplayalım. Bizim ülkemizde ve insanlarımızın seyredeceği bir yarışmada başarılı olmak okçuluk sporuna talebin artması demek,okçuluğun geleceğinin belkide bu yarışmayla planlanması demek, okçuluk sporuna sağlanan finansmanın artması demek ve de çok güzel bir reklam demek. Ben inanıyorum ki yetkililer bunun farkındadır ve gerekenleri yapcaklardır. Spor dolu günler, saygılar .

Okçuluk ve Fatih

Rekor Kırdı, Hayatını Kurtardı :
Özbay Güven, Osmanlı Devleti'nin sporcuyu anında ödüllendirdiğini de belirtiyor. "Osmanlı sporcuyu hem korur, hem de anında mükafatlandırırdı. Osmanlı'nın sporcuya değer vermesini size bir örnekle anlatayım. Solak Sinan Subaşı, Fatih Devri'nin en büyük kemankeşlerinden birisiydi. Okmeydanı'nda da 1200 gezin üzerinde iki rekoru vardı. Sinan Subaşı, Silifke Kalesi'nin komutanıyken Karamanoğulları kaleyi ele geçirince Fatih öldürülmesi için ferman verdi. Fakat o sıralarda Sinan Subaşı rekorlar kırdığı için padişah kendisini affederek 'Kanını menziline öndül (ödül) koydum' dedi".

Fatih'in Oku :
Ayasofya'ya girdikten sonra Fatih , bir ok çekip '' alametim olsun '' diyerek Ayasofya kubbesinin ta ortasına attı.Bu okun yeri halen görülmektedir.
( Evliya Çelebi Seyehatnamesi 1.Cilt Syf:76,Çeviren : Mehmet ZILLİOĞLU )
- Okçuluk antrenmanları; mutlaka bir antrenör eşliğinde ,emniyet tedbirleri alınmış güvenli bir alanda ve kimseye zarar vermiyecek bir şekilde, yapılmalıdır.
KENDİNİZE DEĞER VERİN : A K R A F M C A N L I Y A Y I N

Okçuluk Bir Ata Sporudur

Okçuluk insanlığın varoluşuyla birlikte doğmuştur.Türkler ok ve yayı hem sanatsal hem de teknolojik açıdan ele alıp günümüze kadar getirmişlerdir.Osmanlı'larda okçuluk zirveye çıkmış ; top menzilinin 600 m. olduğu zamanlarda osmanlı okları 800 m.yi geçiyordu. Devamı...>>

Hakkımda

Fotoğrafım
KOCAELİ, İzmit, Türkiye
1968 doğumluyum.Beş yaşından beri ok atıyorum, 1981 yılında 13 yaşımda lisanslı olarak resmi anlamda okçuluk sporuna başladım.1987 yılından itibaren okçuluk antrenörlüğü yapıyorum.Milli Takım Antrenörlüğü yaptım; on tane antrenör, iki bölge antrenörü ve bir milli takım antrenörü ayrıca bir çok milli sporcu yetiştirdim.Sporcularım rekorlar kırıp, sayısız şampiyonluklar kazandı.İktisat fakültesi mezunuyum.1990 yılından itibaren kadrolu okçuluk antrenörü olarak görev yapmaktayım.1991 yılından bu yana da Türk-Osmanlı Okçuluk Tarihi ve olimpik bir spor dalı olan günümüzdeki Okçuluk Sporu hakkında araştırma yapmaktayım. Okçuluk Türklerin ilk ata sporudur ve ben de okçuluk sporunu çok seviyorum,okçuluğun yayılıp gelişmesi için çalışıyorum, bu nedenle Türk okçuluğunu hakkettiği yere getirmek için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. -He was born in 1968 -Turkey.He has begun archery in 1981. Since 1987 he has been archery trainer. He has worked as Turkish National Team Trainer; educated many archers and already continue to this nice and hard job; studied Economy. He was born to be an archer ; try his best to develop archery in Turkey and World.

Beğendiğim Kitap : Zen ve Okçuluk


Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

free counters